J. Jabbour
Rejimin düşüşünü müteakip Suriye’deki modern müfredatta tarih tahrif edildi. Yeni müfredat, Fransızlara karşı başlatılan Suriye Sahil Devrimi’nin liderinin Ömer el-Bitar olduğunu iddia ederken, asıl liderin Şeyh Salih el-Ali olduğu gerçeğini inkar ediyor (1). Hakikat şudur ki; Ömer el-Bitar Fransızlara saldırmış olsa da, adamları Hristiyanların yaşadığı Sukaylabiye kasabasına saldırmış, yağma ve talan yapmışlardır. Bu durum, Sukaylabiye halkının hafızasında hala taze ve bilinen bir gerçektir.
Yeni Suriye rejiminden bir yetkili çıkıp, Alevi isyanının aslında İsmaililerle bir çatışma olduğunu ve Alevi devrimcilerin sadece birer çapulcu olduğunu öne sürüyor (2). Oysa Şeyh Salih el-Ali kuvvetlerine karşı yürütülen Fransız harekatının komutanı General Clément-Grandcourt’un anılarını içeren Fransız belgelerine baktığımızda şunları görüyoruz:
“İdrakleri biraz yavaş olsa da Aleviler piyade sınıfında yetkinlik gösteriyorlar; yapılı, itaatkar ve dağ harbine son derece yatkınlar. Bana kabileleri hatırlatıyorlar, gerçi onlar kadar çevik değiller. Ne Dürzi ne de Çerkesler ama Lübnanlılara, bilhassa Maruniler ve Süryanilere karşı bariz bir üstünlük sergiliyorlar. Karşımızda teslim olmadan önce, Aleviler birliklerimize bazı yenilgiler tattırdılar ve Albay Niger komutasındaki dört kolordunun ortak harekatı sonucu 1921’de silah bırakana dek şerefli ve namuslu bir direniş gösterdiler.” (3)
Yine arşivlerde, Şeyh Salih el-Ali ve adamlarına ağır para cezaları kesildiğini (4), ayrıca Fransız diplomasisi belgelerinde ve General Gouraud’nun evraklarında, Fransız kuvvetlerinin Şeyh Salih el-Ali’ye karşı yürüttüğü savaşın detaylarını açıkça görüyoruz (5).
Ne yazık ki Suriyeli Arapların büyük bir kısmı, başkalarını küçümsemeyi, onlara tepeden bakmayı ve ötekinin ortaya koyduğu her türlü çabayı inkar etmeyi alışkanlık haline getirmiş durumda. Fransız manda döneminin tüm kusurlarına rağmen, içinde bulunduğumuz bu acımasız zamanla kıyasladığımda o günlere rahmet okuyorum. Zira Fransız belgelerinde “hayat pahalılığı tazminatı” (6) gibi kayıtlara rastlarken, günümüz otoriteleri insanlara zarar vermek ve yaşamı olabildiğince çekilmez kılmak için çabalıyor.
İkinci belge ise bizi daha derin bir tefekküre sevk ediyor; zira “bölünme” (taksim) konusundaki büyük yaygaranın aslında bir çıkar çatışmasından ibaret olduğu anlaşılıyor. Abdurrahim el-Ahdeb, Hama Askeri Valisi Binbaşı Mibot’a sunduğu arzuhalde şöyle diyor:
“Bu köyler bizim münhasır mülkümüzdür ve çoğunlukla bize miras kalmıştır. Ticari ve mülkiyet ilişkilerimiz Hama iledir. Hal böyleyken, evimizden dört gün mesafedeki Lazkiye’ye gitmek zorunda kalırsak çıkarlarımızı nasıl koruyabiliriz? Özellikle de çocuklarımıza Fransa’daki yüksek okullarda ziraat, elektrik ve mekanik eğitimi aldırmak için büyük servetler harcamışken… Bazıları modern yöntemlere hakim mühendisler oldular ve Fransız medeniyetini tanıdılar. Köylerimiz; Tecur ve Mahfud gibi cahil, iş bilmez ve el-Umraniye kazası idare meclisi üyesi olan memurlar tarafından yönetilirken, biz tarımsal ve sınai faaliyetlerimizi nasıl sürdürebiliriz? Bu nedenle, bu tür bir idari bağlılığı zararlı, hatta medeniyet seviyemize ve tarımsal kalkınmamıza tamamen aykırı buluyoruz.” (7)
Bahsi geçen Tecur, Raşi köyünden Sakr Süleyman Tecur; Mahfud ise Ayn el-Kurum köyünden Hasan Mahfud’dur (8).
El-Ahdeb, Alevilerin Hama’daki lideri İsmail Paşa Cüneyd ve oğlu Muhammed Bey’e doğrudan saldıramadığı için, Paşa’nın yakın çevresini Fransız olmamakla veya Fransız kültürüne sahip olmamakla itham etmiştir. Yazarın, kültürel ve zihinsel olarak bir Fransa takipçisi olmakla övünmesi; şehirli nüfusun, bilhassa Hama eşrafının Fransızlarla savaştığı ve direndiği yönündeki tarih tezini çürüten kesin bir kanıt olarak karşımızda durmaktadır.
Bu durum aynı zamanda, Alevilerin Fransız mandasının devamını veya kendi devletlerinin ayrılığını talep ettikleri yönündeki iddiaların içyüzünü de aydınlatmakta; “vatanseverlik” ve “hainlik” meselelerindeki nefret söyleminin boyutlarını gözler önüne sermektedir.
Kaynaklar ve Referanslar:
-
- Sınıf Tarih Müfredatı
- Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba ile Görüşmeler, 10 Aralık 2025
- Au Levant : histoires de brigands. Histoires varies, Abel Jean Ernest Clément-Grandcourt, Editions V.Attinger, 1936, Sayfa 65
- General Gouraud’nun 267 Sayılı Kararı, El-Beşir Gazetesi, Sayı 2549, Tarih: 17 Temmuz 1920
- Diplomatik Arşivdeki General Gouraud Evrakları, 399PAAP175
- Alevi Devleti Resmi Gazetesi (Tüm memur atamaları burada yer almaktadır)
- Cadn 1sl/1/v/2375, 18 Ocak 1922
- Bağımsız Alevi Toprakları İdari İşler Resmi Bülteni












