Mustafa Kemal Ersöz
لو كنتُ شخصاً آخر لكنتُ من رواد الطريق*
(law kuntu şahsan âhar, la kuntu min ruwwâd al-tarîq)
Olur ya olmaz demeyin
Biiznillah, Resulullah okşasın başınızı
İkindi güneşi aydınlatsın yüzünüzü
Bir sabah yağmuru serinletsin içinizi
Dinsin dünkü, önceki, her gün ki ağrınız
Parmak uçlarınızda dut kırmızısı
Dilinizde ekşimsi tat
Göğsünüzde dolu nefes
Sırtınız pek, ruhunuz müsterih, kalbiniz müteheyyiç
Sükûn bulmuş dinmiş sancınız
Ve gök lacivert kırmızı
Menekşeler bile koksun, hür bir kelebek konsun omzunuza
Yedi kırlangıç ömrü dek ışısın gözleriniz papatya sevinciyle
Öyle memnun gülümseyin
Dertsiz, tasasız, gamsız uyanın cumartesileri
Sabah’ül mandalina
Anneniz yumurta haşlasın sizlere kemmun u hamra…
Cumartesi annenizin şarkısı, pazarları babanızın şarkısı, Cuma çocukluğunuzun şarkısı
Bir mayıs sabahı hepimizin şarkısı
Sözsüz bir müzikle ıhlamur kokusu sarıp sarmalasın sizleri
Ah bir inansanız
Şüphesiz bu hayat sizler için bir ayettir
Değil mi ki?
Osimhen hala bizimle…
Amin u ecmain
Resulullah okşasın başınızı
O mübarek o münis sesiyle tembihlesin kulağınıza
”Me thâf habîbi Allah mi’ak”
Ve endişelenmeyin artık!
Bir kasımpatı yeşerecek ve solacak
Her şey gelip, geçecek
Olacak ve bitecek
Ve’l nihayete erecek
Bir gün anneniz bile rabbine erecek
Annenizden geriye size bir his kalacak
Tüm bu yaşamaktan geriye size sadece bir his kalacak
Ama iyi ama kötü
Bir gün siz de öleceksiniz
Sizden geriye bir his kalacak!
Musab, bunları uzun parmakları arasında bir dal sigara baş parmağıyla alt dudağını okşarken söyledi. Her zaman ki gibi bir defada söyledi. Bu defa aklından başka hiçbir yere yazmadı. Uykusuz ve yorgun gözlerini ayak ucuna devirip; Cimbom’un maçı kaçtaydı bre? Diye düşündükten hemen sonra sanki bir hikmete ermişçesine, aydınlanmışçasına hızla ve harfleri yutarak, yuvarlayarak, heyecanla söyledi. Sigarası biterken söyleyebilecekleri de bitti. Hep böyle değil mi bu? Zaten her şey bir yerde biter!
Selametle!
Şubat 2026
*Mahmud Derviş – Başka Biri Olsaydım













